Haftanın Ürünü
Aklimdakiler
En Son Gezilenler
En Çok Satanlar
·Tardaş Egenin Organik Sertifikalı Sızma Zeytinyağı 5 LT (YENİ HASAT)
·Bioplante Organik Sertifikalı Yutulabilir Bebek Diş Macunu 50 ml
·Bioplante Organik Şampuan Melisalı 275 ml
·Bioplante Organik Şampuan Limonotlu 275 ml
·Harmanyeri Organik Çörekotu Yağı 100ml (Soğuk Sıkım)
·OTS Organik Keçiboynuzu Özü (Soğuk Sıkım) 340 Gr
 
Buradasınız:
Organik Baharatlar - Tuzlar

Ekozel Himalaya Kristal Tuzu Beyaz İnce 500 gr

%29

Ekozel
Ekozel Himalaya Kristal Tuzu Beyaz İnce 500 gr
Fiyatı  :  17,00TL (KDV Dahil)
Kampanyalı Fiyatı  :  12,00 TL (KDV Dahil)
Adet :
-
+
 
 
 
 

Barkod : 8699958450405

 

     
     
     
    

Ekozel Himalaya Kristal Tuzu 500 gr

İyot ilave edilmemiştir

Himalaya Dağları'nın Karakum Bölgesindeki doğal tuz kaynaklarında üretilmiştir. Pakistan'dan ithal edilmiştir.

İçindekiler: Sodyum Klorür %98.92; Doğal mineraller %1.08 

Gün ışığına direkt maruz kalmamalıdır. Kuru ve serin ortamda ağzı kapalı muhafaza edilmelidir.

Gıda kullanımına uygundur.

 

Himalaya Kristal Tuzu, 300 milyon yıl önce Himalaya Dağları’nın oluşumu sırasında kurumuş denizlerin yüksek basınç altında sıkışması ile oluşmuş ve elmas gibi saflaşmıştır.

Himalaya tuzu, doğada bulunan ve suda çözülebilen mineral ve birçok iz elementin yanında oluştuğu dönemin saflığını içerir. Himalaya tuzu, milyonlarca yıl öncesinde kurumuş deniz yataklarının kristalleşmesiyle oluşan, molekülleri ile hücre zarından geçebilen tek doğal tuz olarak adını aldığı Himalaya dağlarından geliyor. Himalaya Tuzu 84 mineral ve iz elementi içinde barındırır. Dünyada başta Himalaya olmak üzere 5 yerde üretimi yapılmaktadır.

Sağlık için himalaya tuzu kullanmak kendimiz için yapabileceğimiz bir iyiliktir. Yapısı itibarıyla kristal halde olduğu için, suda çözünen tek kristaldir. Doğada bulunan tek saf tuzdur

Haimalaya DağıHimalaya Tuzunun Oluşumu

Günümüzdeki Hint yarımadası yerkürenin şekillendiği dönemde ada'ydı ve Asya kıtası ile çarpıştı. Bu çarpışmanın etkisiyle, dünyamızın en yüksek noktası Everest'i barındıran Himalaya dağları oluştu.
Bu oluşum sırasında arada kalan deniz tabanı düzleşerek suyun buharlaşmasına neden oldu. Böylece deniz tuzunu bu bölgeye bıraktı.

Bugün, büyük bir kısmı Pakistan toprakları içerisinde olan tuz havzası ve tuz madenleri, bölgede sanayi ve yerleşim olmadığı için kirlenmeden günümüze ulaşmıştır. Bu nedenle işlenmesine gerek kalmadan gıda maddesi olarak kullanılabilmektedir.

Himalaya Tuzunun Özellikleri:

Himalaya tuzu doğadaki en saf tuz olarak bilinir.

Himalaya tuzu 200 milyon yılda oluşmuştur.

İçerisinde 84 tane mineral olduğu kanıtlanmıştır.

Damarlarda sertleşme yapmaz.

Sağlıklı bir yaşam için, doğru su (ph dengesi olan), doğru tuz, temiz hava ve doğru beslenmek şarttır.

Vücut hücrelerinin iç sıvı dengesinin ve sinir sisteminin elektriksel faaliyetini destekler.

Sağlıklı ya da hasta olan herkes bu tuzu kullanmalı, diğer tuzu hayatından çıkarmalıdır.

Tadı normal tuz tadından daha keskindir. Himalaya kristal tuzları sole, sofra tuzu ve banyo tuzu olarak kullanımı yanı sıra tuz kristalleri çözeltisi ile İnhalasyon olarak da kullanılır.

Susadığımız zaman içmemiz gereken bir madde olarak görmek gerekir. Her gün ama her gün susayalım, vücudun ihtiyacı olan suyu ve tuzu almamız gerekir. Sağlıklı ve dengeli gelişmelerini sağlamak için, çocuklarımıza da su içmeyi öğretmemiz gerekir.

Himalaya kristal tuzuyla, sağlığınızı korumak ya da geri kazanmak için tuzlu su kürü uygulamaya başladığınız zaman, evinizdeki rafine edilmiş tuzu da hemen mutfağınızdan uzaklaştırmanız gerekir. Yoksa bir taraftan hazır yiyeceklerde aldığımız tuz, öbür taraftan evde kullanılan rafine edilmiş tuz, yaptığımız kürün doğru sonuçlara ulaşmasını engeller.

Vücudun asit ve baz dengesini olumlu etkiler.

Vücudun elektrik yükünü olumlu etkiler.

Dolaşım sistemini ve organlarını olumlu etkiler.

Kan basıncının düşmesine sebep olur.

Vücutta biriken toksinlerin ve ağır metallerin dışarı atılması sağlar.

Tuzun Tarihçesi

  • Çin'de İ.Ö.12. YY' da tuz vergisinden söz eden yazılar bulunmuştur.
  • Roma'da İ.Ö. 5. YY' da kimi zaman devlet tuz vergisi almıştır kimi zaman ise tuzu sübvanse etmiştir. Yani maliyetinin altına bir fiyatla halka satmıştır
  • Roma'da İ.Ö. 1. YY' da asker maaşları zaman zaman tuz olarak ödenmiştir.
  • Roma'da İ.S. 1. YY' da yaşayan yazar-filozof Gaius Plinius insanlık tarihinin ilk ansiklopedisi olan ''Doğa Tarihi'' adlı eserinde, yaşadığı dönemde bir Roma yurttaşının günde ortalama 25 gram tuz tükettiğini tahmin ettiğini yazmıştır.
  • Fransızlar, Venedikliler, Romalılar savaşlarda para ihtiyaçlarının karşılanması için tuz vergisi almışlardır.
  • Büyük Roma yollarından ilki, ülkeye ve ülkenin içlerine tuz taşımak amacıyla yapılmıştır.
  • Rönesans döneminde sofraya tuz koymak zenginliğin sembolüydü. Çünkü tuz çok lüks bir üründü.
  • Ortaçağda Kral sofraları mücevher tuzluklar ile süslenirdi.
  • Fransa’da 17. ve 18. YY' da tuz vergisi toplayıcıları vardı ve bunlar nefret edilen kişilerdi. Bu dönemde kadın-çocuk binlerce kişinin ölümüne neden oldular.
  • İnkalar, Aztekler gibi yerli Amerika medeniyetleri yerleşim yerlerini tuz kaynaklarına yakın yerlerden seçiyorlardı.

Karlı DağTuzun Tarihsel Anlamı

Atalarımız tuzun değerini çok iyi biliyordu. Bir tuz madenine rastladıklarında onu bir hazine gibi koruyorlardı. O zamanlar tuz altından daha değerli bir madendi. Romalı askerlerin ödemesi tuzla yapılırdı, günümüzde kullanılan ve ‘’aylık maaş’’ anlamına gelen İngilizce kökenli ‘‘salary’’ kelimesi de buradan geliyor. İnsanlığın hayatta kalabilmesi için tuz, altından daha değerliydi. Ancak ‘’sofra tuzu’’ olarak bildiğimiz tuzun atalarımızın koruduğu tuzla hiçbir ilgisi yok. Sofra tuzu rafine edilmiş bir kimyasaldır ve sadece iki element barındırır; sodyum ve klorür. Çünkü dünya genelinde üretilen tuzun yaklaşık % 93’ü tamamen endüstriyel amaçlar için kullanılıyor. Endüstrinin ise sadece sodyum klorüre ihtiyacı var, zira sodyum klorür sayesinde her türlü kimyasal işlem süreci kolaylıkla gerçekleştirilebiliyor.
Ne var ki sodyum klorür tek başına alındığında bedenimiz tarafından agresif bir madde olarak algılanıyor ve beden bu maddeyi dışarı atmaya çalışırken bol miktarda suya ihtiyaç duyuyor.
Çoğumuzun bedeninde aşırı dozda sodyum klorür bulunmasına rağmen tuz eksikliği yaşıyoruz. Oysa her insanın günlük olarak sadece 0,2 gram tuza ihtiyacı var. Günlük tuz tüketimimiz 0,2 gramın altına düştüğünde bedenimiz tuz yoksunluğu yaşamaya başlıyor. Günümüz Batı Avrupa’sında günlük sofra tuzu tüketimi 12 ila 20 grama ulaştı! Ancak böbreklerimiz, bedenimizin yaşına, yapısına ve cinsiyetine göre günlük olarak sadece 5 ila 7 gram sofra tuzunu dışarı atabiliyor.
Günümüzde doktorlar tuz tüketimini yasaklıyor, ancak doğal kristal tuz sağlığımız için vazgeçilmez bir maddedir. Aşırı tuz yoksunluğu ölüme bile sebep olabilir.

Kaynak: Dr. Barbara Hendel 2001 ALMANYA

NOT: Tuz bir ilaç değil, doğal gıdadır. Tuz kullanımı için doktorunuzun önerilerini dikkate alınız. Yazılanlar doktor uyarısı yada önerisi değildir. Yalnızca bilgi verme amaçlıdır.